Bazı eserler bir fikirden, bazıları ise somut bir nesneden doğar. Edgard Varèse'in "Density 21.5"i ikinci gruba girer.
1935'te Georges Barrère, Amerika Birleşik Devletleri'ndeki ilk platin flütü satın aldı. Dönemin en tanınmış flütçülerinden biri olan Barrère, bu benzersiz enstrümanı sergileyecek bir eser aradı. Varèse "Density 21.5"i 1936'da tam bu istek üzerine besteledi; eserin adı, platinin yoğunluğunun santimetreküp başına yaklaşık 21,5 grama denk gelmesinden gelir. Besteci eseri 1946'da gözden geçirdi.
İlk seslendiriliş 16 Ocak 1936'da New York'ta, eserin kendisi için yazıldığı Barrère tarafından yapıldı; parça ertesi ay Carnegie Hall'da seslendirildi.
Eserin flüt tarihindeki yeri, uzunluğuyla ters orantılıdır. Birkaç dakikalık bu solo parça, enstrümanı 20. yüzyıl müzik dilinin içine yerleştirdi. Melodik değil, jest temellidir: kısa motifler, ani dinamik değişimler, keskin aralık sıçramaları. Ayrıca perküsif key click seslerini de kullanır — yani flüt burada yalnızca ezgi çalan bir çalgı değil, ses üreten bir nesnedir.
Bir eserin belirli bir enstrümanın tanıtımı için sipariş edilmesi ilk bakışta ticari görünebilir. Ancak sonuç, flüt repertuvarının en kalıcı 20. yüzyıl eserlerinden biri oldu — icracı-besteci iş birliğinin repertuvarı nasıl büyüttüğüne dair iyi bir örnek.
Derslerimizde ileri seviyedeki kursiyerlerimize bu eseri, çağdaş müziğe giriş noktası olarak öneriyoruz. Kısa olması ve tek başına çalınabilmesi, çağdaş dile ilk temas için elverişli kılıyor.