Bir ekolün kalıcı olup olmadığı, kurucusundan sonra ne olduğuna bakılarak anlaşılır. Geoffrey Gilbert'ın İngiliz flütçülüğünde başlattığı dönüşümün kalıcı hâle gelmesinde, öğrencilerinin rolü belirleyici oldu. Bunların başında William Bennett gelir.
Bennett, önde gelen flütçü Geoffrey Gilbert'tan aldığı yönlendirmenin ardından eğitimini Guildhall School of Music and Drama'da sürdürdü. Böylece Gilbert'ın Fransız tekniklerinden beslenerek kurduğu esnek ton anlayışı, ikinci bir kuşağa aktarılmış oldu.
Bennett'ın pedagojik katkılarından biri, repertuvar derlemeleri yoluyla öğrencilere yol göstermesidir; kendi seçtiği encore parçalarından oluşan derlemesi bunun bir örneğidir. Bu tür derlemeler, bir öğretmenin nelere değer verdiğini doğrudan gösterdiği için tek başına bir metot kitabı kadar öğreticidir.
Burada altını çizmeye değer bir nokta var: flüt geleneğinde bilgi, büyük ölçüde kişiden kişiye aktarılır. Bir metot kitabı size hangi egzersizi çalacağınızı söyler; ama o egzersizin hangi sesle, hangi niyetle çalınacağını yalnızca sizi dinleyen biri gösterebilir. Taffanel'den Gaubert'e, Moyse'dan Gilbert'a, Gilbert'tan Bennett'a uzanan zincirin anlamı budur.
Derslerimizde birebir ders yöntemini tam olarak bu nedenle esas alıyoruz. Kursiyerin çıkardığı sesin o anda duyulması ve anında geri bildirim verilmesi, hiçbir kayıt ya da kaynağın yerini tutmayan bir öğrenme biçimidir. Toplu teori ve solfej derslerimiz bu birebir çalışmayı destekleyen ikinci katmanı oluşturur.