Georges Barrère (1876-1944), Paris Konservatuvarı'nda Henry Altès ve Paul Taffanel ile çalıştı ve 1895'te birincilik ödülüyle (premier prix) mezun oldu. Henüz öğrenciyken, Aralık 1894'te Debussy'nin "Prélude à l'après-midi d'un faune" eserinin ilk seslendirilişinde çaldı — yani orkestra flüt repertuvarının en ünlü açılış cümlesini dünyaya ilk duyuran flütçüydü.
Barrère'in asıl tarihsel önemi, kariyerinin ikinci yarısında Amerika'ya geçmesi ve Fransız ekolünün ton anlayışını oradaki müzik hayatına taşımasıdır. New York Flute Club'ın kurucusu oldu ve döneminin en tanınmış flütçülerinden biri olarak yeni bir kuşağı etkiledi.
Bir enstrüman ekolünün coğrafya değiştirmesi, kitapların değil insanların taşıdığı bir şeydir. Barrère'in Paris'te öğrendiği ton üretme yaklaşımı — metal flüt, esnek ambüşür, renk çeşitliliği — onun öğrencileri aracılığıyla Amerikan flüt okulunun temeline yerleşti. Bugün Amerikan orkestralarında duyduğumuz flüt sesinin kökeni büyük ölçüde bu aktarımdır.
Barrère'in adı ayrıca çağdaş repertuvarın en bilinen solo eserlerinden biriyle anılır: 1935'te Amerika'daki ilk platin flütü satın aldı ve bu enstrümanı tanıtmak için özel olarak yazdırdığı eser, Varèse'in "Density 21.5"i oldu.
Derslerimizde ekol kavramını kursiyerlerimize somut olarak anlatıyoruz: aynı notaların farklı geleneklerde neden farklı tınladığını, ton üretimindeki tercihlerin nereden geldiğini örneklerle gösteriyoruz. Bir öğrencinin kendi ses rengini bulması, önce farklı seslerin varlığını fark etmesiyle başlar.